Goldman Sachs tarafından yayımlanan yeni analiz, 2026 FIFA Dünya Kupası’nın ekonomik etkisine dair beklentilerin büyük bölümünün gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu.
Rapora göre turnuva bazı sektörlerde güçlü ticari hareketlilik yaratacak olsa da ev sahibi ülkeler açısından kalıcı ve ölçülebilir bir makroekonomik büyüme etkisi oluşmayacak.
Turnuva 11 Haziran’da FIFA organizasyonuyla United States, Mexico ve Canada ortaklığında başlayacak.
Goldman Sachs ekonomistleri, geçmiş Dünya Kupaları verilerine dayanarak ev sahipliğinin kısa vadede sınırlı bir ekonomik artış sağladığını ancak uzun vadede istatistiksel olarak anlamlı bir büyüme üretmediğini belirtti. Raporda “ekonomik patlama” beklentisinin aşırı iyimser olduğu ifade edildi.
FIFA ve Dünya Ticaret Örgütü’nün ortak çalışması ise turnuvanın ABD ekonomisine yaklaşık 17,2 milyar dolar katkı, toplamda 40,9 milyar dolar GSYH etkisi ve yaklaşık 185 bin istihdam yaratacağını öngörüyor. Ancak Goldman Sachs bu tahminlerin doğrudan ekonomik üretim yerine modelleme varsayımlarına dayandığını savunuyor.
Raporda ekonomik etkinin düşük kalmasının nedenleri arasında harcamaların yeni üretim yaratmak yerine yön değiştirmesi, gelirlerin önemli bölümünün ev sahibi ülkeler dışına akması ve turnuva sonrası tüketimin normale dönmesi gösteriliyor. Ayrıca ev sahibi ülkelerin zaten büyük ekonomiler olması nedeniyle etkinin daha da sınırlı kaldığı vurgulanıyor.
Analize göre turnuva, makroekonomik büyümeden çok belirli sektörlere fayda sağlayacak. Spor giyim, içecek, perakende, turizm ve havayolu şirketleri en çok kazanan alanlar arasında gösteriliyor. Nike ve adidas gibi küresel markaların bu süreçten doğrudan fayda sağlaması bekleniyor.
Goldman Sachs, Dünya Kupası’nın ekonomik açıdan sınırlı etkiye rağmen ev sahibi ülkeler için prestij, küresel görünürlük ve marka değeri gibi ölçülmesi zor ama önemli kazanımlar sunduğunu da belirtiyor. Buna göre turnuva, ekonomik bir büyüme motorundan çok küresel bir ticari ve pazarlama platformu niteliği taşıyor.
