2026 Dünya Kupası’nda FIFA’nın oyuncu sağlığını koruma gerekçesiyle her maçta zorunlu kıldığı “su molaları” (hydration breaks), hem stadyumlardaki taraftarların hem de ekran başındaki futbolseverlerin büyük tepkisini çekiyor. Her iki yarının 22. dakikasında oyunu zorunlu olarak 3 dakika durduran bu uygulama, özellikle klimalı ve serin stadyumlarda bile aynen yürütülecek şekilde tasarlandığı için “reklam geliri elde etme tuzağı” olarak nitelendiriliyor. Maçların temposunu ve tüm heyecanını bölen bu duraklamalar sırasında stadyumlarda ıslık sesleri yükselirken, televizyon yayıncılarının hemen reklam kuşağına geçmesi futbolun doğasına bir darbe olarak yorumlanıyor. Hollanda kaptanı Virgil van Dijk başta olmak üzere birçok futbol figürü de uygulamanın maçın ritmini bozduğunu belirterek tepkisini dile getiriyor.
FIFA’nın bu radikal ve “Amerikanvari” hamlesinin ardından gözler Avrupa futbolunun patronuna çevrildi. Edinilen bilgilere göre, futbolu “dört çeyreklik” bir oyuna dönüştürdüğü gerekçesiyle eleştirilen bu zorunlu duraklama sistemini UEFA kendi organizasyonlarında kesinlikle uygulamayacak. UEFA yetkilileri, Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Avrupa Şampiyonası (EURO) gibi turnuvalarda geleneksel 90 dakikalık kesintisiz oyun akışını ve futbolun kendi iç dinamiklerini korumakta kararlı. Avrupa futbolunda su molaları, yalnızca hakem ve sağlık heyetinin maç günü yapacağı incelemelerde “aşırı ekstrem hava koşulları” tespit edilmesi durumunda, yani sadece sağlığın gerçekten tehlikede olduğu istisnai durumlarda esnek bir şekilde devreye sokulmaya devam edecek.
