2026 Dünya Kupası’nda ilk grup maçlarının tozu dumanı dağılırken, D Grubu tam anlamıyla bir “hayatta kalma” mücadelesine sahne olmaya hazırlanıyor. 24 yıllık devasa bir hasretin ardından dünya sahnesine dönen Türkiye ile Güney Afrika 2010’daki çeyrek final yürüyüşünden sonra 16 yıldır bu anı bekleyen Paraguay, kaderlerini belirleyecek ikinci maçta Kaliforniya kozlarını paylaşacak. İki ülkenin de turnuva yolculuğu, futbol dünyasının nadiren şahit olduğu, sosyal medyada milyonlarca izlenmeye ulaşan epik uğurlama törenleriyle başlamıştı. Ancak o parıltılı rüyalar, Kuzey Amerika topraklarındaki ilk 90 dakikalarla birlikte yerini sert bir gerçeklik şokuna bıraktı.
A Milli Takım, Türkiye’den ayrılırken devasa bir araç konvoyunun yarattığı o muazzam enerjiyle yola çıkmıştı. Fakat Vancouver’da işler planlandığı gibi gitmedi. Vincenzo Montella yönetimindeki “Bizim Çocuklar”, Avustralya’nın katı savunma duvarına ve pragmatik kontra atak oyununa çarparak sahadan beklenmedik 2-0’lık bir mağlubiyetle ayrıldı. Arda Güler, Kenan Yıldız ve Hakan Çalhanoğlu gibi elit yaratıcı ayaklara rağmen üçüncü bölgede üretkenlikten uzak kalınan o maç, turnuva öncesi yükselen iyimser havaya sert bir darbe indirdi.
Paraguay cephesinde ise hüsranın boyutu daha da büyüktü. Asuncion’daki stadyumda yakılan meşalelerin ardından, adeta bir insan selinin arasından geçerek havalimanına ulaşan ve ülkesini arkasına alan Paraguay, Los Angeles’ta turnuvanın ev sahiplerinden ABD önünde adeta dağıldı. Gustavo Alfaro’nun ekibi, CONMEBOL elemelerindeki o sert, kompakt ve geçit vermez görüntüsünden çok uzak bir portre çizerek sahadan 4-1 gibi ağır bir skorla boyun eğerek ayrıldı.
