Dünya Kupası son 16 turunda forma savaşı: Nike, Adidas ve Puma arasındaki rekabet kızışıyor

2026 FIFA Dünya Kupası Son 16 Turu yalnızca sahadaki mücadelelere değil, küresel spor giyim devleri arasındaki rekabete de sahne oluyor. Çeyrek finale yükselecek takımlarla birlikte, Nike, Adidas ve Puma’nın turnuvadaki ticari üstünlük mücadelesi de yeni bir aşamaya taşınacak.

Son 16 Turu’ndaki sekiz eşleşmenin yedisinde farklı markalar karşı karşıya gelirken, yalnızca bir mücadelede aynı marka tarafından giydirilen iki takım mücadele edecek.

Son 16 turu marka eşleşmeleri

MaçEv sahibi markasıDeplasman markasıEşleşme
1 Paraguay – FransaPumaNikePuma vs Nike
2 Kanada – FasNikePumaNike vs Puma
3 Portekiz – İspanyaPumaAdidasPuma vs Adidas
4 ABD – BelçikaNikeAdidasNike vs Adidas
5 Brezilya – NorveçNikeNikeNike vs Nike
6 Meksika – İngiltereAdidasNikeAdidas vs Nike
7 Arjantin – MısırAdidasPumaAdidas vs Puma
8 İsviçre – KolombiyaPumaAdidasPuma vs Adidas

Markaların Son 16’daki temsil gücü

  • Nike: 6 takım
  • Adidas: 5 takım
  • Puma: 5 takım

Turnuvadaki dağılım, üç büyük üretici arasındaki rekabetin ne kadar dengeli olduğunu ortaya koyuyor. Son 16 aşamasında hiçbir marka açık üstünlük sağlayamazken, çeyrek final tablosunun tamamen maç sonuçlarına göre şekilleneceği görülüyor.

Nike avantajlı başlıyor

Son 16 Turu’nun en dikkat çekici detayı ise beşinci karşılaşmada yaşanacak Nike–Nike eşleşmesi. Aynı markanın sponsorluğunu üstlendiği iki takımın karşılaşacak olması, Nike’ın şimdiden çeyrek finale en az bir temsilci göndermesini garanti altına alıyor.

Buna karşılık Adidas ve Puma’nın temsilci sayılarını artırabilmesi için doğrudan rakip markalara karşı galibiyet alması gerekiyor.

Ticari rekabet sahaya taşınıyor

Futbolun küresel ekipman pazarında uzun yıllardır süren Nike–Adidas–Puma rekabeti, Dünya Kupası’nın eleme aşamalarında daha görünür hale geliyor. Çeyrek finale yükselen takım sayısı, markaların görünürlüğü, televizyon yayın süreleri ve taraftar etkileşimi açısından önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.

Son 16 Turu’nun ardından ortaya çıkacak tablo, yalnızca Dünya Kupası’nın sportif dengesini değil, spor giyim sektöründeki güç mücadelesini de yeniden şekillendirebilir.