FIBA, 3×3 basketbolseverlere VR gözlüklerle saha kenarından maç izleme imkânı sunmak için L1VE ile üç yıllık bir anlaşmaya imza attı.
Anlaşma; FIBA 3×3 World Tour, FIBA 3×3 Women’s Series ve FIBA 3×3 Dünya Kupası organizasyonlarını kapsıyor. İş birliği, 29-30 Ağustos tarihlerinde Macaristan’ın Debrecen kentinde düzenlenecek World Tour etabıyla başlayacak.
L1VE, etkinlikleri stereoskopik 360 derece 3D teknolojisiyle görüntüleyerek kullanıcıların VR gözlükler üzerinden sanal bir saha kenarı koltuğundan maçları takip etmesini sağlayacak. Taraftarlar ayrıca dünyanın farklı noktalarındaki arkadaşlarını aynı sanal deneyime davet edebilecek.
Taraftar deneyimi dijital ortama taşınıyor
FIBA’nın bu hamlesi, 3×3 basketbolun taraftara daha yakın ve etkileşimli bir spor deneyimi sunma stratejisinin yeni bir adımı olarak öne çıkıyor.
3×3 organizasyonları dünyanın farklı şehirlerinde, genellikle şehir merkezlerinde ve festival atmosferinde düzenleniyor. Ancak taraftarların tüm etkinlikleri yerinde takip etmesi hem maliyet hem de ulaşım açısından mümkün değil. L1VE iş birliği, fiziksel olarak etkinlikte bulunamayan taraftarların da saha kenarı deneyimine sanal olarak erişmesini hedefliyor.
FIBA 3×3 Basketbol Genel Müdürü Alex Sanchez, iş birliğinin taraftar deneyimini geliştireceğini belirterek, “3×3 basketbol, oyunu taraftarlara daha yakın hale getirmek için oluşturuldu. Önümüzdeki üç sezon boyunca L1VE ile dünyanın dört bir yanındaki izleyicilerin organizasyonlarımızın yoğunluğunu ve enerjisini deneyimlemeleri için yeni yollar keşfediyoruz” dedi.
Spor yayıncılığında yeni gelir alanı
FIBA’nın üç yıllık anlaşması, VR teknolojisinin spor yayıncılığındaki kullanımını bir adım ileri taşıyor. Geleneksel televizyon ve dijital yayınların ötesinde, taraftarlara ücretli ve etkileşimli bir sanal izleme deneyimi sunulması, spor organizasyonları için yeni bir ticari alan oluşturuyor.
Daha önce Burnley de Turf Moor’daki bir hazırlık maçında taraftarlara VR üzerinden sanal tribün deneyimi sunmuştu. Ancak FIBA’nın anlaşması, teknolojiyi tek bir karşılaşmanın ötesine taşıyarak üç farklı uluslararası 3×3 organizasyonunda ve üç sezon boyunca kullanacak olmasıyla dikkat çekiyor.
Bu model, fiziksel bilet satışlarının yanı sıra spor organizasyonlarının dijital biletleme, sanal tribün ve premium taraftar deneyimleri üzerinden yeni gelir kaynakları yaratma arayışının da bir örneği olarak öne çıkıyor.
