Suudi Arabistan futbolunda devlet destekli dönüşüm yeni bir aşamaya giriyor. Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF), daha önce hisselerinin yüzde 70’ini devrettiği Al-Hilal’in ardından şimdi de Al-Ittihad için satış sürecini başlatmaya hazırlandığı belirtiliyor.
Yerel kaynaklara göre süreç, Suudi Spor Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonrası hız kazandı. Amaç yalnızca bir kulüp satışı değil; Suudi futbolunun ekonomik modelini yeniden şekillendirmek. Devlet kontrollü yapıdan daha fazla özel sermaye katılımına dayalı bir sisteme geçiş hedefleniyor.
Son iki yılda Cristiano Ronaldo, Karim Benzema ve Neymar gibi yıldız transferleriyle küresel görünürlüğünü artıran Suudi Pro Ligi’nde yeni strateji artık “yatırım çekme” eksenine kaymış durumda.
Bu kapsamda PIF’in, Al-Ittihad’ın kontrolünü özel yatırımcılara devretmeyi planladığı ifade ediliyor. Sürecin hızlandırılması adına federasyon seçimlerinin ertelenebileceği de konuşuluyor. Henüz resmi bir değerleme ya da satış takvimi paylaşılmış değil.
Al-Hilal’de majority hissesinin Kingdom Holding Company’ye devredilmesi, bu modelin ilk büyük testi olmuştu. Şimdi gözler, ligin en köklü ve en geniş taraftar tabanlarından birine sahip Al-Ittihad’a çevrildi.
Suudi futbolunun ilk aşamadaki stratejisi, yıldız oyuncular üzerinden küresel dikkat çekmekti. Ancak kulüplerin maaş yükü ve operasyonel maliyetleri, uzun vadede daha sürdürülebilir bir modele geçiş ihtiyacını beraberinde getirdi.
PIF’in yeni yaklaşımı, kulüpleri tamamen bırakmaktan ziyade, belirli markaları elinde tutup diğerlerinde özel sermayeyi sisteme dahil etmek üzerine kurulu görünüyor.
Bu nedenle fonun kısa vadede tamamen çekilmesi beklenmiyor. Planlamaya göre Cristiano Ronaldo’nun formasını giydiği Al-Nassr ile Al-Ahli şimdilik PIF kontrolünde kalacak.
Çünkü Al-Ittihad yalnızca bir futbol kulübü değil; Suudi futbol ekonomisinin dönüşümünde sembolik bir eşik olarak görülüyor. Karim Benzema, N’Golo Kanté ve Fabinho gibi yıldızlara yatırım yapan kulübün özel sermayeye açılması, ligin artık “devlet destekli vitrin projesi” olmaktan çıkarılıp daha ticari bir yapıya dönüştürülmek istendiğinin en net işaretlerinden biri olabilir.
Bu hamle aynı zamanda Avrupa futbolunda son yıllarda sıkça görülen çok kulüplü yatırım modellerinin Körfez versiyonu olarak da değerlendiriliyor. Suudi Arabistan, artık yalnızca oyuncu transfer eden değil; kulüp değerini büyüten ve yatırımcı çeken bir futbol ekonomisi kurmaya çalışıyor.
