Futbol tarihinde birçok büyük rekabet var. Ancak çok azı Arjantin ile İngiltere arasındaki karşılaşmalar kadar tarih, siyaset ve toplumsal hafızayla iç içe geçmiş durumda. Bu iki ülke sahaya çıktığında mücadele yalnızca 90 dakikadan ibaret olmuyor; savaşların, sembollerin ve nesiller boyunca aktarılan duyguların gölgesi de oyunun bir parçası haline geliyor.
Falkland Savaşı’nın bıraktığı iz
Bu rekabetin dönüm noktası 1982’de yaşanan Falkland (Arjantin’in kullandığı adıyla Malvinas) Savaşı oldu. Güney Atlantik’teki adalar nedeniyle Birleşik Krallık ile Arjantin arasında yaşanan 74 günlük savaş, Arjantin’in yenilgisiyle sonuçlandı. Yaklaşık 649 Arjantinli ve 255 Britanyalı asker hayatını kaybetti.
Savaşın ardından geçen sadece dört yıl sonra iki ülke, 1986 Dünya Kupası çeyrek finalinde karşı karşıya geldi. Arjantin açısından bu karşılaşma yalnızca futbol değildi. Diego Maradona yıllar sonra o maçı, “Bizim için bir intikamdı.” sözleriyle anlatacaktı.
Futbol tarihinin en tartışmalı golü
22 Haziran 1986’da Meksika’da oynanan maç, futbol tarihinin en unutulmaz anlarından ikisine sahne oldu.
İlkinde Maradona, İngiliz kaleci Peter Shilton’ın üzerinden topu eliyle ağlara gönderdi. Hakem golü geçerli saydı. Daha sonra Maradona bu pozisyonu “Biraz Maradona’nın kafasıyla, biraz da Tanrı’nın eliyle.” sözleriyle tanımladı.
Dört dakika sonra ise futbol tarihinin en ikonik bireysel performanslarından biri geldi. Maradona kendi yarı sahasından aldığı topla beş İngiliz oyuncuyu geçerek FIFA tarafından daha sonra “Yüzyılın Golü” seçilen gole imza attı.
Aynı maçta gelen bu iki gol, rekabetin de simgesi haline geldi: biri sonsuza kadar tartışılacak bir kural ihlali, diğeri ise futbol tarihinin en büyük bireysel gollerinden biri.
Maradona’nın ardından bile kapanmayan hesap
Kasım 2020’de Maradona hayatını kaybettiğinde dünya futbolu Arjantinli efsaneyi andı. Ancak İngiliz medyasının önemli bir bölümü ölüm haberlerinde bile “Tanrı’nın Eli” golüne atıfta bulundu.
The Sun başta olmak üzere bazı gazeteler, Maradona’nın kariyerindeki bu tartışmalı ana vurgu yaptı. İngiltere’nin efsane kalecisi Peter Shilton da yıllar sonra yaptığı açıklamalarda, Maradona’nın o gol nedeniyle hiçbir zaman özür dilemediğini söyleyerek kırgınlığını dile getirdi.
Bu yaklaşım, rekabetin onlarca yıl geçmesine rağmen iki ülkede farklı duygular uyandırmaya devam ettiğini gösterdi.
2026’da tartışmalar yeniden alevlendi
2026 Dünya Kupası’nda da Arjantin yeniden tartışmaların merkezine oturdu.
Son 16 turunda Mısır karşısında 2-0 geriden gelerek 3-2 kazanan Arjantin’in maçında bazı VAR kararları ve penaltı pozisyonları özellikle İngiliz medyasında yoğun şekilde eleştirildi.
Bazı İngiliz gazeteleri ve yorumcular hakem François Letexier’nin kararlarını sorgularken, sosyal medyada da Arjantin’in kayrıldığı yönünde yorumlar yapıldı. FIFA Hakem Komitesi Başkanı Pierluigi Collina ise bu iddiaları reddederek hakemlerin bağımsızlığına güvendiklerini açıkladı.
Kanıtlanmış herhangi bir usulsüzlük bulunmamasına rağmen, tartışmalar Arjantin-İngiltere rekabetinin geçmişten gelen güvensizlik duygusunu yeniden gündeme taşıdı.
Rekabetin ötesinde bir hikâye
Arjantin ile İngiltere arasındaki karşılaşmalar, futbolun tarih ve siyasetle nasıl iç içe geçebileceğinin en güçlü örneklerinden biri olarak görülüyor.
Falkland Savaşı’nın bıraktığı iz, Maradona’nın “Tanrı’nın Eli” golü ve yıllar boyunca süren karşılıklı tartışmalar, bu eşleşmeyi sıradan bir futbol maçından çok daha fazlasına dönüştürdü. Hakem ilk düdüğü çaldığında sahada yalnızca iki takım mücadele etmiyor; onlarca yıllık bir tarih, hafıza ve semboller de yeniden karşı karşıya geliyor.
