Padel, son yıllarda olağanüstü bir yükseliş yaşayarak Meksika’da bir bahçede ortaya çıkan basit bir fikirden, milyonlarca oyuncuya sahip küresel bir spora dönüştü.
Bugün yalnızca Fransa’da yaklaşık 1 milyon padel oyuncusu olduğu tahmin edilirken, spor Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada hızla yayılmaya devam ediyor. Peki bu “padel patlaması” nasıl başladı?
Hikâye 1969 yılında Meksika’nın Acapulco kentinde başlıyor. İş insanı Enrique Corcuera’nın arazisi tam bir tenis kortu yapmak için yeterli değildi. Squash’tan ilham alan Corcuera, etrafı duvarlarla çevrili daha küçük bir kort tasarladı ve klasik raket yerine oyuna uygun sağlam bir ahşap raket kullandı. Böylece padel doğdu.
1974 yılında İspanyol aristokrat Prens Alfonso de Hohenlohe, Corcuera’yı ziyaretinde bu sporla tanıştı. Spora hayran kalan prens, İspanya Marbella Club’da ilk padel kortlarını kurdurdu. Padel burada hızla yayıldı ve daha sonra Arjantin’de büyük bir patlama yaparak ulusal sporlar arasına girdi.
İlk uluslararası turnuvalar 1982’de Uruguay’da düzenlendi. Uluslararası Padel Federasyonu (FIP) ise 1989 yılında kuruldu. 1990’lar, kuralların standartlaşması ve 1992’de Madrid ile Sevilla’da ilk Dünya Şampiyonası’nın yapılmasıyla dönüm noktası oldu.
2000’li yıllar padelin profesyonelleşmesini getirdi. 2005’te Padel Pro Tour, 2013’te World Padel Tour ve 2022’de Premier Padel kuruldu. Sporun en üst seviyesi haline gelen bu yapı ile padel küresel bir vitrine çıktı. Lionel Messi, Roger Federer ve Fernando Alonso gibi isimlerin ilgisi de sporun popülerleşmesine katkı sağladı.
FIP verilerine göre padelin 2025 sonuna kadar 150 ülkede 35 milyon oyuncuya ulaşması bekleniyor. İspanya lider konumunu korurken İtalya, İsveç ve Fransa gibi ülkelerde de hızlı bir büyüme yaşanıyor.
Meksika’daki bir bahçe fikrinden doğan bu spor, bugün dünya sahnesinde güçlü bir yer edinmiş durumda. Bir sonraki soru ise şu: Padel, Brisbane 2032 Olimpiyat Oyunları’na dahil olacak mı?
