Dünyanın en kalabalık 10 ülkesinden 8’i Dünya Kupası’nda yok

2026 FIFA Dünya Kupası, futbolun küresel çekim gücünü bir kez daha gözler önüne sererken dikkat çekici bir tabloyu da ortaya koydu: Dünyanın en kalabalık 10 ülkesinden yalnızca ikisi, Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya, turnuvada yer alıyor.

Bangladeş, Hindistan, Pakistan ve Etiyopya gibi yüz milyonlarca insanın yaşadığı ülkeler ise hâlâ Dünya Kupası sahnesine çıkabilmiş değil. Buna rağmen bu ülkelerde futbola olan ilgi oldukça yüksek seviyede.

Bangladeş’in başkenti Dakka’da düzenlenen açık hava izleme etkinliklerinde binlerce taraftar, Arjantin formalarıyla Lionel Messi’nin gollerini kutluyor. Benzer manzaralar Hindistan ve Endonezya’da da yaşanıyor. Kendi milli takımlarını Dünya Kupası’nda göremeyen futbolseverler, Arjantin ve Brezilya gibi ülkeleri adeta “benimsemiş” durumda.

Peki nüfus büyüklüğü neden futbol başarısına dönüşmüyor?

Uzmanlara göre geniş nüfus, yalnızca potansiyel oyuncu havuzunu artırıyor. Ancak başarı için tek başına yeterli değil. Ekonomist Stefan Szymanski’ye göre futbolun gelişebilmesi için üç temel unsur gerekiyor: nüfus, ekonomik güç ve futbol bilgisi.

Szymanski, başarılı futbol ülkelerinin ortak noktasının yalnızca kalabalık nüfus olmadığını, aynı zamanda güçlü altyapıya, tesisleşmeye ve uzun yıllara dayanan futbol kültürüne sahip olmaları olduğunu belirtiyor.

Dünya Kupası tarihinde şampiyonluk yaşayan sekiz ülkeden yedisi; Arjantin, Brezilya, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya yüksek nüfuslu ülkeler arasında yer alıyor. Bu listenin tek istisnası ise yaklaşık 3,5 milyon nüfuslu Uruguay.

Uzmanlara göre ekonomik refah da önemli bir faktör. “Soccernomics” araştırmasına göre Dünya Kupası kazanabilmek için kişi başına düşen yıllık gelirin ortalama 15 bin dolar seviyesinde olması gerekiyor. Ancak Arjantin ve Brezilya gibi ülkeler bu eşiğin altında bulunmalarına rağmen toplam sekiz Dünya Kupası zaferi elde etti.

Bunun temel nedeni ise futbol birikimi ve tarihsel deneyim olarak gösteriliyor. Futbolun Avrupa ve Güney Amerika’da yaklaşık 100 yıldır profesyonel şekilde gelişmesi, bu bölgelerin rekabet avantajını artırıyor.

Futbolun daha geç geliştiği Afrika ve Güney Asya ülkeleri ise bu açığı kapatmaya çalışıyor. Fas, 2022 Dünya Kupası’nda yarı finale yükselerek Afrika futbolu adına tarihi bir başarı elde ederken, Güney Kore 2002 yılında Dünya Kupası’nda son dört takım arasına giren ilk Asya ülkesi olmuştu.

Etiyopya ise 2014 Dünya Kupası elemelerinde Nijerya’ya elenerek tarihindeki en büyük fırsatı kaçırdı. Ülkede yaşanan altyapı eksiklikleri dikkat çekiyor. Yerel yetkililere göre profesyonel ligde 380’den fazla maç yalnızca üç onaylı stadyumda oynandı.

Güney Asya’da futbolun önündeki en büyük engellerden biri olarak kriketin popülaritesi gösteriliyor. Hindistan’ın dünyanın en güçlü kriket ülkelerinden biri olması ve IPL’in büyük ekonomik değer yaratması, genç sporcuların futboldan uzaklaşmasına neden oluyor.

Ancak Bangladeşli yazar Audite Karim, kriketin tek başına bir mazeret olmadığını düşünüyor. Ona göre asıl sorun; planlama eksikliği, organizasyon yetersizliği ve futbol için gerekli yapısal sistemlerin oluşturulamaması.

Çin ise belki de en büyük futbol bilmecesi olarak görülüyor. Olimpiyatlarda önemli başarılar elde eden ülke, futbolda aynı ilerlemeyi gösteremedi. Çin, Dünya Kupası’na yalnızca 2002 yılında katılabildi ve o turnuvada gol atamadan grup aşamasında elendi.

Uzmanlar, Çin’deki yoğun devlet müdahalesinin futbolun doğal gelişimini engellediğini savunuyor. Son yıllarda yapılan büyük yatırımlar ve yabancı yıldız transferleri de beklenen dönüşümü sağlayamadı.

Endonezya ise 1938 yılında Hollanda Doğu Hint Adaları adıyla Dünya Kupası’nda yer aldıktan sonra turnuvaya geri dönemedi. 2026 elemelerinde önemli bir ilerleme kaydeden ülkenin başarısında Avrupa doğumlu Endonezya kökenli oyuncuların etkisi dikkat çekti.

Pakistan ve Bangladeş ise 2026 Dünya Kupası elemelerinde grup aşamasını galibiyet alamadan tamamladı.

Tüm bu tabloya rağmen milyonlarca futbolsever Dünya Kupası heyecanını yaşamaya devam ediyor. Kendi ülkeleri turnuvada yer almasa bile tribünlerde, meydanlarda ve dev ekranların önünde futbolun küresel şölenine ortak oluyorlar.

Bangladeşli futbol yazarı Audite Karim’in sözleri bu duyguyu özetliyor:

“Gerçekçi olmak gerekirse, hayatım boyunca Bangladeş’i Dünya Kupası’nda görebileceğime inanmıyorum. Ama Bangladeşli futbolseverler, turnuvanın sunduğu her anın keyfini çıkarmaya devam edecek.”