Süper Lig’de şampiyonluk ve Avrupa başarısı hedefiyle her dönem iddialı kadrolar kuran Fenerbahçe’nin transfer harcamalarında aslan payını forvetler aldı. Sarı-lacivertli kulübün bugüne kadar gerçekleştirdiği en pahalı 20 transfer incelendiğinde, yönetimlerin en çok parayı gol yollarını güvenceye almak için harcadığı akıllara kazındı. Fenerbahçe, ilk 20 listesindeki sadece 6 santrafor için kasasından yaklaşık 84 milyon Euro bonservis bedeli çıkardı.
Forvet Transferine yaklaşık 84 Milyon Euro
Fenerbahçe’nin en yüksek bonservis ödediği ilk 20 oyuncu arasında tam 6 santrafor yer alıyor. Hücumun en ucundaki bu isimler için toplamda 83.50 milyon Euro bonservis ödendi.
Listenin üst sıralarında yer alan Youssef En-Nesyri ve genç yetenek Sidiki Chérif gibi isimlerin yanı sıra, geçmiş dönemde kulüp tarihine geçen Dani Güiza, Moussa Sow ve iki farklı dönemde bonservisine para ödenen Emmanuel Emenike gibi transferler bu büyük bütçenin ana unsurları oldu.
Kanatlarla hücumun maliyeti 157 Milyon Euro’ya çıkıyor
Sarı-lacivertlilerin harcama haritası sadece santraforlarla sınırlı değil. Kulüp, golcülerin yanı sıra kanat forvetlerine de ciddi yatırımlar yaptı. Kerem Aktürkoğlu, Dorgeles Nene, Cengiz Ünder, Elvir Baljic ve Mehmet Topuz gibi kanat oyuncularının toplam maliyeti 74 milyon Euro’ya ulaştı.
Santrafor ve kanat oyuncuları bir arada “hücum hattı” olarak hesaplandığında, Fenerbahçe’nin en pahalı 20 transfer bütçesinin 157.50 milyon Euro gibi devasa bir kısmı doğrudan gol ve asist üretmesi beklenen isimlere yatırılmış oldu.
Merkez orta saha ikinci sırada
Hücum hattının ardından en çok yatırım yapılan ikinci bölge ise orta saha oldu. Mattéo Guendouzi, Sofyan Amrabat, Raúl Meireles ve Fred gibi dünya yıldızlarının yer aldığı merkez ve ön libero bölgesi için toplamda 59.74 milyon Euro harcandı. Savunma ve kale hatları ise hücum yatırımlarının gölgesinde kaldı. Diego Carlos ve Çağlar Söyüncü gibi stoper hamlelerine yaklaşık 20 milyon Euro ödenirken, Ederson transferiyle kaleci pozisyonuna da 11 milyon Euro’luk bir bütçe ayrıldı.
Veriler, Fenerbahçe’nin sahada her zaman “önce hücum” diyen felsefesini mali tablolarda da sürdürdüğünü açıkça kanıtlıyor.
