Küresel spor ekonomisinde taraftar harcamaları büyümeye devam ediyor. Araştırma şirketi Kantar tarafından hazırlanan “Connecting with Sport Fans 2026” raporuna göre tüketicilerin %58’i, spor etkinliklerini izlemek veya canlı takip etmek için harcamalarını artırmayı planlıyor. Veriler, sporun hem taraftarlar hem de markalar açısından güçlü ticari değerini koruduğunu ortaya koyuyor.
Araştırma; Avustralya, Brezilya, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Japonya, Suudi Arabistan, Singapur, Birleşik Krallık ve ABD dahil olmak üzere 11 küresel pazarda 8.250’den fazla katılımcıyla gerçekleştirildi. Çalışma; yayın tüketimi, bilet satın alma alışkanlıkları, etkinlik katılımı ve spor harcamaları gibi birçok alanı inceliyor.
Yoğun taraftarlar spor ekonomisini sürüklüyor
Rapora göre en bağlı taraftar grubu, spor ekonomisindeki büyümenin ana itici gücü konumunda. Bu kitlenin %28’i her gün spor izlerken, %50’si haftada birkaç kez spor içerikleri tüketiyor.
Ayrıca taraftarların %91’i maç programlarına göre günlük planlarını yeniden düzenlediğini belirtiyor. Bu yüksek bağlılık seviyesi, ücretli spor yayınlarına da doğrudan yansıyor. Yoğun taraftarların %55’i en az bir spor aboneliği için ödeme yapıyor.
Yiyecek, içecek ve ağırlama gelirleri artıyor
Spor karşılaşmaları etrafında oluşan tüketim ekonomisi de dikkat çekici şekilde büyüyor. Evden spor izleyen taraftarların %50’si atıştırmalık veya alkolsüz içecek satın alırken, %36’sı yemek siparişi veriyor.
Öte yandan taraftarların %76’sı, maçları bar veya restoranlarda izlemenin yarattığı sosyal atmosfer nedeniyle ek harcamaya değdiğini düşünüyor.
Canlı etkinlik katılımında da yükseliş sürüyor. Küresel tüketicilerin %80’i spor etkinliklerine katıldığını belirtirken, %64’ü biletlerini doğrudan satın alıyor. Taraftarların önemli bölümü planlı hareket ediyor; bilet alanların %30’u organizasyondan 1 ila 3 ay önce satın alma yaparken, %21’i ise 3 aydan daha uzun süre önce rezervasyon gerçekleştiriyor.
Mobil bilet uygulamaları en yaygın satın alma kanalı olurken, stadyum gişeleri ve kulüp internet siteleri de güçlü kullanım oranlarını koruyor.
Maç günü harcamalar güçleniyor
Etkinlik günü harcamaları da spor ekonomisinin büyümesindeki temel kalemlerden biri olmaya devam ediyor.
Katılımcıların %48’i bir sonraki spor etkinliğinde yiyecek veya içecek satın almayı planladığını belirtirken, bunların %70’i harcamalarını doğrudan venue içerisinde yapacağını ifade ediyor.
En tutkulu taraftar kitlesinde bu oranlar daha da yükseliyor. Yoğun taraftarların %52’si yiyecek ve içecek harcaması yaparken, %41’i takım ürünleri ve merchandising satın alıyor.
Spor turizmi yeni büyüme alanı haline geldi
Rapora göre spor turizmi de sektörün en hızlı büyüyen alanlarından biri konumunda.
Katılımcıların %42’si önümüzdeki yıl bir spor etkinliği için seyahat etmeyi planlıyor. Bu grubun %76’sı ise seyahat motivasyonunun tamamen spor organizasyonunu izlemek olduğunu söylüyor.
Özellikle yüksek bağlılığa sahip taraftarların %66’sı, büyük spor organizasyonlarına katılabilmek için diğer kişisel harcamalarını kısmaya daha istekli olduğunu belirtiyor.
Reklam yoğunluğu eleştiriliyor, sponsorlar yine de güçlü etki yaratıyor
Araştırma, spor yayınlarındaki reklam yoğunluğuna yönelik eleştirilerin arttığını da ortaya koydu. Tüketicilerin %65’i spor etkinlikleri sırasında çok fazla reklam gösterildiğini düşünüyor.
Buna rağmen markaların spor içindeki varlığı genel olarak olumlu algılanmaya devam ediyor. Katılımcıların %56’sı spor ortamındaki sponsorluk ve marka görünürlüğünü pozitif değerlendiriyor.
Bu oran canlı etkinlik katılımcılarında %74’e kadar çıkarken, karşılaşmaları evden izleyen taraftarlarda %58 seviyesinde bulunuyor.
Veriler, sporun markalar açısından hâlâ en güçlü duygusal bağ kurma ve taraftar sadakati yaratma platformlarından biri olmaya devam ettiğini gösteriyor.
